» Sitemizdeki konular, yazarlarımız tarafından özgün bir şekilde yazılmaktadır. Yorum yazmaktan kaçınmayıp, düşüncelerinizi dile getirirseniz seviniriz.

Yorum yazarken kısa ve öz olan ve kendi cümlelerinizi kullanmaya özen gösteriniz. Yorumlar onay gerektirdiği için onaylanması geç olabilir, bu sizin yorumlarınızın silindiğini göstermez. Teşekkürler.
Yaklaşık 15 gün önce Ersin tarafından yazıldı ve hiç yorum yok.Toplam 158 defa okundu.
Nasıl iyi bir yalancı olunur?

Bu hikayeye başlamadan önce sizleri uyarmam gereken bir nokta var: Bu anlatacağım konu hakkında hiç ama hiç objektif değilim. Çok uzun yıllardır, artık kaç yaşından beri olduğunu bile bilemeyeceğim kadar uzun bir zamandır yani, tuttuğum, zaman zaman aklıma gelen ve hiç vazgeçmediğim bir inancım var. O da şu:

Satış veya pazarlamacılık (her ne kadar işletme jargonunda ikisi ayrı anlamlara gelen terimler olsalar da, ben birbirlerinin yerine de kullanacağım), temelinde yalan söylemeyi gerektiren bir meslektir/mesleklerdir.”

Neden böyle düşündüğümü bilemiyorum, ama neredeyse artık adım gibi emin olduğum bu düşünceyi, ondan vazgeçemeyecek kadar içselleştirdiğimi biliyorum o kadar. Belki de kendi satış ve/veya pazarlama yeteneklerimi eksik gördüğümden dolayı bir “kedinin ulaşımı dışındaki bir ciğer parçasına mundar” deme olayından ibarettir, bilemiyorum. Kaldı ki bu yazının amacı da, benim psikanalizime bir başlangıç yapmak değil. Tüm bunları, sadece az sonra yazacaklarım hakkında neler düşündüğümü size şimdiden söylemek için yazdım diyelim. Bu kısım bu kadar.

Devamı »

Yaklaşık 39 gün önce Ersin tarafından yazıldı ve hiç yorum yok.Toplam 271 defa okundu.
İnsanın evrimi ile fillerin ne ilgisi olabilir?

Son yapılan araştırmalara göre, insan öncesi hominidlerin bulabilecekleri en mükemmel yiyecek fil etiymiş (Hatta, bunun nedeni de, yavaş hayvanlar olmaları nedeniyle etlerinin ideal bir yağ/protein oranına sahip olmasıymış). Filler atalarımızın beslenmelerinde o denli önemli rol oynuyorlarmış ki, fillerin 400.000 yıl önce Orta Doğu’da ortadan yok olmaları (diğer bir deyişle ölmeleri ve soylarının tükenmesi) o zamanki hominidlerin bugünkü insana evrilmelerinde büyük rol oynamış!

Bu kadar iddialı konuşan ben değilim, daha yeni sayılabilecek şu bilimsel makale. Her zamanki serbest alıntılama yöntemimle iki üç cümle sunuyorum:

“Filler ölmeye başlayınca, Homo Erectus ’çok daha küçük ve hareketli [dolayısıyla kolaylıkla kaçabilen] hayvanları avlamaya ihtiyaç duyar hale geldi. Böylece, enerji ihtiyacı arttı, ama beslenmesinde bitki ve protein alımı sınırlı olduğundan, bu enerjinin kaynağı yağ oldu. Homo Erectus artık avlanmadan önce hesap kitap yapar hale gelmeye başlamıştı.’ demiş Ben-Dor [araştırmacılardan biri] ve bu değişimin modern insanın fiziksel görünümünde de açıkça  görülebildiğini belirtmeden geçememiş. Homo Erectus’a kıyasla daha hafif olmamız, hatta daha büyük beyinlere sahip olmamız bile bu yolla açıklanabilirmiş.”
Yaklaşık 39 gün önce Ersin tarafından yazıldı ve hiç yorum yok.Toplam 285 defa okundu.
Zeki insanlar seçimlerini nasıl yaparlar?

İnternette dolanırken, ilgimi çeken bir araştırmaya rastladım ve bu araştırmanın vardığı şaşırtıcı sonuçları sizlerle paylaşmam iyi olur diye düşündüm. Bu çalışma Maastricht Üniversitesi araştırmacıları tarafından yayınlanan “Are Risk Aversion and Impatiance Related to Cognitive Ability?” ismini taşıyor ve Türkçesiyle “Riskten kaçınmanın ve sabırsızlığın bir insanın kavrama yeteneğiyle (ya da bilişsel kapasitesiyle ya da zekasıyla) bir ilişkisi var mıdır?” sorusunu soruyor. Araştırmaya ait İngilizce makalenin linkine buradan ulaşabilirsiniz.

İlginç teorilerin test edildiği bu okuması gayet zevkli araştırmanın sonuç bölümünden kısa bir parçayı aktarıyorum:

Araştırmamızın sonucu olarak, temel bulgumuz hem riskten kaçınma davranışının, hem de sabırsızlık tutumunun bir insanın bilişsel yetenekleriyle sistematik olarak bağlantılı olduğu (değiştiği) yönündedir. Daha yüksek kavrama yeteneğine sahip bireylerin piyango veya lotoya benzer deneylerde daha fazla risk almaya meyil gösterdikleri ve yine bazı seçimler yapmaları istenilen deneylerde ise diğerlerine kıyasla belirgin olarak uzun dönemde daha sabırlı davrandıkları ortaya konulmuştur.

Devamı »

Yaklaşık 100 gün önce Ersin tarafından yazıldı ve 2 yorum var.Toplam 367 defa okundu.
Allah Rüzgarı Keserse Gemiler Durur Mu?

Gün geçmiyor ki Kuran’da insanın mantığına sığmayan ve Kuran’ın evrensellik ilkesine aykırı olan ayetler kafama takılmasın. Son olarak, Kuran’da bir çok ayette açık bir şekilde belirtilen, Allah’ın rüzgarı kesmesi ile gemilerin durması ile ilgili mantıksızlık. İslam’ın başlangıç döneminde tabii ki günümüzdeki gibi devasa ve motor gücü ile çalışan gemiler yoktu. Gemilerin seyahatine devam edebilmesi için uygun rüzgar ya da çok sayıda kürek çekecek köle gerekliydi. Buna ek olarak Arap Yarımadası gibi bir çölde insanlar gemiler hakkında pek bir bilgiye sahip değildi. Düşünsenize, cahiliye olarak isimlendirilen bu dönemde, o dönemin şartlarına göre mucize olarak değerlendirilebilecek gemiler, insanlarda nasıl bir etki yaratmış kim bilir?

Peki, rüzgar kesilirse gemiler gitmez mi? Gemilerin suda hareket etmesi, Allah’ın varlığına delil olarak gösterilebilecek, uygun bir sav mı? O dönemde cahil insanları rahatlıkla etkileyebilecek bir sav olduğu açıkça ortada ama, o gün bile gemiler hakkında bilgisi olan insanları etkilemeyeceği muhakkak. Çünkü gemiler sadece rüzgarla değil, o dönemde kürekçilerle de gidebiliyordu. Günümüzde ise gemilerin ne rüzgara, ne de kölelere ihtiyacı var. Su motorları ile rahatlıkla ve yüksek hızlarda, rüzgar olmadan da hareket edebiliyorlar. Devamı »

Yaklaşık 101 gün önce Ersin tarafından yazıldı ve 2 yorum var.Toplam 364 defa okundu.
Kuran’da Haram İle İlgili Ayetteki Çelişki

Bildiğiniz gibi Kuran mükemmel bir Allah tarafından indirilmiş olduğu savunulan, edebi ve ebedi yönden mükemmel olan, yani evrensel bir kalitede ve bir insanın yazamacağı kadar edebi bir kalitede bir kitap. Ancak Kuran’daki mantık hatalarını araştırırken, haram ile ilgili bir ayetteki çelişkiyi de incelemek istedim. Ayette İslam peygamberi “Rabbinizin sizlere neyi haram kıldığını okuyorum:” şeklinde bir cümle ile sözüne başlıyor ve devamında haram ile ilgili değil yapılması gereken iyilikler ile ilgili emirleri sıralıyor. Yani şu haram, bu haram demek yerine, şunu yapın, bunu yapın şeklinde devam ediyor. Devamı »

reklam